Temmuz 2016
Budapeşte
Gündüzü ayrı, kanaldaki köprü ışıklandırmaları ile gecesi apayrı güzel bir Orta Avrupa şehri Budapeşte…
Budapeşte, tıpkı Prag gibi iki bölümden oluşan bir şehir. Tuna nehrinin bir tarafında, geçmişte devlet idarecileri ve soylulara ev sahipliği yapan tepelik alanda kurulu Buda; diğer tarafında ise zamanında tüccarların bulunduğu, düzlükte kalan kısım Peşte.
Bratislava’dan gecenin bir yarısı yola çıkıp sabaha karşı Budapeşte’ye varıyoruz. Şehre ayak bastığımız gibi, şehri tepeden izleyebileceğimiz Buda Castle – Buda Kalesi’ne çıkıyoruz bir heyecanla. Kale, içerisinde ayrıca Budapeşte Tarih Müzesi, Ulusal Galeri ve Milli Kütüphane’yi barındırıyor. Kalenin içini gezdiğimiz pek söylenemez. Zaten hemen hemen herkes şehir manzarası için tırmanıyor bu tepeyi. Biz de öyle yapıyoruz.

Bundan sonra merkeze iniyor ve şehri turlamaya başlıyoruz. Ancak hava öyle kapalı ve soğuk ki en gezilesi şehirlerden birinde havadan dolayı zamanımızın çoğunu cafelerde geçirmek durumunda kalıyoruz. İncecik giyinmem de hastalığa davet çıkarıyor tabi. Zaten benden size tavsiye, Orta Avrupa yaz bile olsa, özellikle sabah ve akşam çok serin oluyor, yanınızda her zaman kurtarıcı bir üst bulundurmanızda fayda var.
Caddelerde pek çok mağaza ve hediyelik eşya dükkanları mevcut. Yağmur asla dinmiyor ve bize asla gezme imkanı vermiyor olsa da en azından birkaç hediyelik eşya dükkanına uğrayıp ne var ne yok bakabiliyoruz. Sonra yine cafelerde zaman geçirerek günü bitiriyoruz.
Budapeşte’ye gelip de tekne turu yapmadan olmaz diyerek, akşama doğru nehir kenarında turistler için bekleyen onlarca tekneden birine atlayıp şehri bir de Tuna nehri üzerinden turluyoruz. Nehir üzerinde yedi adet köprü mevcut ve ışıklandırmalarıyla her biri şehre ayrı güzellik katıyor o saatlerde. Tekne turunun bana kalırsa en iyi tarafı ise ihtişamdan parıldayan Parlamento Binası‘nı oldukça yakından görme imkanı sunması.
Ertesi gün de hava dünden farksız olunca Budapeşte turumuzu erken sonlandırmaya karar veriyoruz.
Anlayacağınız üzere en gezilesi yerlerden biri benim için biraz boş bir gezi rotası olmuş oluyor. Ve tekrar gidilecek ve doya doya gezilecek yerler listemin başına ekleniyor.