Artılarıyla Londra’da Yaşam

Londra ile ilgili ilk blog yazım. Dedim ki pozitif şeylerle başlayalım, size biraz burada yaşamanın güzel taraflarını anlatayım. Hem belki siz de içinizde harekete geçmeyi bekleyen o cesur tarafınızı biraz daha yüreklendirebilirsiniz.

Başlamadan önce belirtmek isterim ki kendi ülkemi hiçbirine değişmem aslında. Her mevsimi yaşayabildiğimiz iklimi, denizleri, güzellikleri… Taşı toprağı altın diyoruz evet, ama gelin görün ki bir türlü gelişemiyoruz, geliştiremiyoruz işte.

Neyse biz konumuza dönelim;

– Londra’da yaşamanın en güzel tarafı benim için özgürlük. Bahsettiğim toplumsal anlamda özgürlük; kimsenin kimseyi yargıla(ya)madığı, kimsenin kimseyi özellikle dış görünüşünden ötürü eleştirme hakkını kendinde görmediği özgürlükçü ortam. Kimisi yerlere kadar uzanan rastalı saçlarıyla, kimisi komple dövmeyle kaplı vücuduyla, kimisi kapalı başıyla, kimisi daracık mini elbisesiyle rahatça dolaşabiliyor bu ülkede. Bunun sebebi çok farklı kültürlerin bir arada yaşamaya çoktan alışmış olması olsa gerek.

– Dünyanın her yerinden insanlarla tanışma, kültürlerine şahit olma imkanı. Çünkü Londra, inanılmaz çok uluslu bir şehir. İlk geldiğimde bu kadar farklı insanı bir arada yaşarken görmek beni çok şaşırtmıştı.

– İngilizce’yi yerinde geliştirme imkanı. Dilin günlük hayatta nasıl kullanıldığını gözlemleyebilme. Benim gibi British aksanı sevenler için bulunmaz nimet.

– Yüksek alım gücü. İnsanların geçen yıllara göre her şeye zam gelmesinden şikayetçi olmalarına rağmen bence alım gücü i na nıl maz yüksek. En basit örnek, bizim Türkiye’de 20TL verdiğimiz bir şişe şampuan, burada £2-£4 arası.

– Çarpık kentleşmenin olmaması. Bizdeki gibi isteyen istediği yere ev yapamadığından, sokaklar çok düzenli. Sıra sıra dizilmiş aynı tip evlerin olduğu sokaklarda yürümek bana müthiş huzur veriyor. Düzen manyağı biri olarak belki de en güzel yanlarından biri bu benim için.

– Çok ama çok fazla parkı ve yeşil alanı bulunması. Boş arazi bulduk, AVM yapalım dememiş, park bahçe yapmış adamlar, insanlar doğayla rahatça buluşabilsinler diye.

– Trafikte insanların birbirlerine saygılı oluşu. Gerçekten çok zorunda olmadıkça korna çalan yok. Trafikte saygı var ve yaya geçitinden geçmek istiyorsanız koca trafiği durdurup geçme hakkına sahipsiniz.

 
Ve çok daha fazlası…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir